Büyük deprem sonrası 555 vatandaşı enkazdan sağ çıkartan ve 371 tır yardım malzemesini bölgeye ulaştıran İBB, ihtiyaç duyulan her türlü birim ile donattığı Orhangazi feribotunda afetzedeleri ağırlamaya başladı. Osmangazi gemisi de başka illere gitmek isteyen insanları tahliye etmek için ilk seferine çıkacak. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Acımız ve yaralılarımız var. Sıkıntıları birlikte aşacağız. Her şeyimizle depremden zarar gören vatandaşlarımızın yanındayız” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kahramanmaraş merkezli 10 ili etkileyen büyük deprem sonrası arama-kurtarma, yardım, temizlik ve konaklama gibi hayati hizmetlerini AFAD’ın koordinasyonunda çok sayıda şehirde sürdürmeye devam ediyor. İBB’nin Hatay İskenderun’daki afetzedeler için konaklama ve tahliye hizmeti verecek 2 feribot İskenderun’a ulaştı.
Feribotta konaklayan vatandaşlarla sohbet eden İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Acımız ve yaralılarımız var. Sıkıntıları birlikte aşacağız. Her şeyimizle depremden zarar gören vatandaşlarımızın yanındayız. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. Çok asil ve çok değerli bir hizmet oldu” diye konuştu.
YAŞAM VE REHABİLİTASYON ALANI OLAN FERİBOT
Hatay’daki afetzedeler için konaklama hizmeti verecek Orhangazi feribotu İskenderun’da misafirlerini ağırlamaya başladı. Osmangazi gemisi de Mersin, Antalya, İzmir ve İstanbul illere gitmek isteyen insanları tahliye etmek için ilk seferine çıkmaya hazırlanıyor.
Yaşam ve rehabilitasyon alanı olarak tasarlanan Orhangazi gemisinde 3 öğün 1.200 kişilik yemek çıkartabilecek mutfak, duş ve tuvaletler, revir ve psikolojik danışma odaları, bir tanker yakıt yer alıyor. Her türlü ihtiyacı karşılayacak şekilde donatılan gemide 1200 kişi misafir edilmeye başladı.
Birçok ince detayın düşünüldüğü gemide kreşten sağlık ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine kadar birçok hizmet veriliyor. Cerrah, pediatri, dahiliye ve psikiyatri uzmanları ile psikologların hazır bulunduğu feribot içerisinde, afetten etkilenen çocuklar için oyun alanları da oluşturuldu. Gemide, mürettebat, sağlık personeli, psikolog, şoför, mutfak personeli, güvenlik personeli ve kreş öğretmeni ile toplam 109 personel afetzedelere destek olmaya başladı.
555 KİŞİ ENKAZ ALTINDAN KURTARILDI
İBB İtfaiye Arama Kurtarma Grubu şu ana kadar toplam 496 kişiyi enkazdan canlı olarak çıkardı. İBB İştiraklerinden bölgede görev alan arama kurtarma ekipleri de 34, İSKİ Ekipleri 25 kişiyi enkaz altından canlı olarak kurtardı. İBB Grubu ekiplerince canlı kurtarılan toplam vatandaş sayısı 555 oldu. Ayrıca AFAD gönüllüsü olarak bölgeye giden personelimiz de 95 kişinin canlı olarak kurtarılmasında çeşitli arama kurtarma ekiplerinde görev alarak destek oldu.
İBB TÜM İMKANLARIYLA DEPREMZEDELER İÇİN SEFERBER
İBB; 2.452 personel, 1.156 iş makinesi ve hizmet aracı ile deprem bölgesinde arama-kurtarmadan, temizlik, çadır ve yardım hizmetlerine kadar birçok alanda çalışmalarını sürdürüyor. İBB’nin 514 personeli de bölgede gönüllü olarak AFAD koordinasyonunda çeşitli görevlerle bölgede çalışıyor.
İBB’nin başlattığı yardım kampanyası kapsamında, Yenikapı ve Kartal’da oluşturulan yardım merkezlerinde çalışmalar 24 saat esaslı sürdürülüyor. Yardım kampanyasına bugüne kadar 21.317 kişi ve kurum bağış yaparak katkı sağladı.
Deprem bölgesine 319 tırla 4 milyon 841 bin 627 adet yiyecek içecek, giyecek gibi birçok ürün gönderildi. Hamidiye Su ile Halk Ekmek’in Akdeniz tipi besleyici ekmeği de depremden etkilenen illere gönderildi ve yardım tırı sayısı 371’e ulaştı. 6.000 kişi yemek kapasiteli yemek tırı, günlük 15.000 mobil ekmek fırını Antakya’da hizmet veriyor. İhtiyaçlar doğrultusunda bölgede mutfak kurulumu ilçe ekipleri ile koordineli bir şekilde değerlendiriliyor.
Bölgeye sağlanan diğer lojistik destekler ise şunlar: 140 kabin mobil tuvalet, 42 adet mobil duş, 5 mobil WC toplam 26 konteyner, 14 mobil şarj istasyonu, 7 kendinden enerjili aydınlatma direği kurulumu, 3 mobil 12 sabit uydu İBB wifi ile toplam 15 noktada yayın hizmeti, 11 kişilik bilgi işlem ve telekomünikasyon ekibi, 52 kişilik kent temizlik ekibi ve 13 adet İSTAÇ temizlik aracı, 7 veteriner hekim, 107 zabıta personeli ve 15 hizmet aracı, arama kurtarma personeline güvenlik desteği, bölgenin su ve kanalizasyon altyapısını incelemek, hasar tespit çalışmalarını yapmak ve onarım ihtiyaçlarını belirlemek üzere 7 kişilik İSKİ ekibi.
ÇADIRKENTLER OLUŞTURULDU
İBB; Antakya, İskenderun ve Samandağ’da kurduğu çadır alanları depremzedelere sıcak ve güvenli bir barınma olanağı sağlıyor. İskenderun’da 21, Samandağ’da 15, Antakya’da 64 büyük çadır kuruldu. 110 çadırlık çadır kent de Samandağ Deniz Stadyumu’nda oluşturuldu. 440 kapasiteli 10 tane çadır ise bölgede kurulacak olan Sahra Hastanesinde kullanılmak üzere AFAD’a teslim edildi. Toplam çadır kapasitesini hızlıca 1.000 adede çıkarılacak satın alma yapıldı.
HER YARDIM İSTEYENE ULAŞILIYOR
İBB, İBB yardım tırları Kırıkhan ve Samandağ ‘a ulaştı. Arsuz Akçalı Köyü’nde gıda, su, süt, giyecek ve barınma yardımlarının dağıtımları gerçekleştirildi. Kırıkhan’da Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Anne’ye istediği erzaklar ulaştırıldı. Emel Anne, mahallesindeki ihtiyaç sahiplerine yardımları dağıttı. İskenderun Nuri Uysen Ortaokulu’na bir tır, İskenderun Katolik Kilisesine ise 3 tır yardım dağıtımı gerçekleştirildi.
HASAR TESPİT ÇALIŞMALARINA DESTEK VERİLİYOR
Hasar tespiti amaçlı; Deprem bölgesine 312 yardım aracı ve 40 konteyner gönderildi. 35 mühendis / tekniker Maraş’a uçakla indi, AFAD yönlendirmesi ile hasar tespiti çalışmalarında Gaziantep’te görev alıyor. 15 şoförlü araç yine AFAD koordinasyonunda hasar tespit çalışmalarında Gaziantep’te görev alıyor.
CHP’Lİ BELEDİYELER DE SAHADA
CHP’li belediyeler de 1009 arama-kurtarma ve destek personeli, 226 araç ve iş makinesi, 76 bin 500 kişilik 18 aşevi ile bölgedeki çalışmalarını sürdürüyor. CHP’li belediyeler, deprem bölgesine 663 yardım tırı gönderdi.
Video Linki: – https://we.tl/t-kenyywXlEH – https://we.tl/t-pALvCtQTlH
Fotoğraf Linki: https://we.tl/t-21d25dg6qL
İBB’NİN İKİ GEMİSİ HATAY’DA GÖREVE BAŞLADI
İBB’nin deprem felaketini yaşayan Hatay ve çevresinde görev yapmak için yola çıkardığı, Orhangazi ve Osmangazi gemileri İskenderun Limanı’na ulaştı. Osmangazi gemisi, tahliye edilmek isteyen depremzedeleri alıp limandan ayrılırken, Orhangazi gemisi de ilk konuklarını ağırlamaya başladı. İçinde barınma, sağlık, rehabilitasyon ve kreş gibi hizmetlerin verildiği geminin ilk konukları, 35 günlük Gülsüm ve Göktuğ bebekler oldu. İkizlerin anne-babasına geçmiş olsun dileklerini ileten İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, genç çifte, “Burada emin ellerdesiniz. Hep beraber onları iyileştireceğiz. Yolları açık olsun. Onlar bizim için çok büyük umut. Onun için moralinizi yüksek tutun. Hep beraber ayağa kalkacağız. Allah bağışlasın” sözleriyle destek verdi. İmamoğlu mesai arkadaşlarına da “Burası çok özel bir yer. Emeğinize sağlık gerçekten. Bu özel halini, bizim gerçekten özel ihtiyacı olan insanlarımıza yaşatmamız lazım. Bunu siz koordine edeceksiniz” diyerek, teşekkür etti.

ANTAKYA – KIRIKHAN – İSKENDERUN / HATAY
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, deprem felaketini yaşayan Hatay’da, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) binasını ziyaret etti. Depremde hasar gören Antakya’daki AFAD binasında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile bir araya gelen İmamoğlu, acılı vatandaşlardan gelen sorun ve talepleri iletti. Antakya’dan Kırıkhan’a geçen İmamoğlu, deprem için oluşturulan lojistik merkezi ve barınma alanında Belediye Başkanı Ayhan Yavuz ve depremzedelere taziyelerini iletip, geçmiş olsun dileğinde bulundu. Kırıkhan’dan İskenderun’a geçen İmamoğlu, yardımsever bir işletme sahibi tarafından tahsis edilen ilçeye hakim bir noktadaki alana kurulan İBB Lojistik Merkezi’nde incelemelerde bulundu. İBB Genel Sekreter Yardımcıları Gürkan Alpay ve Murat Yazıcı’dan merkez ve çalışmalarla ilgili bilgi alan İmamoğlu, Beylikdüzü Belediyesi’nin yine İskenderun’da kurduğu, içinde kütüphaneden çocuk oyun alanına kadar birçok hizmeti barındıran çadır kenti de ziyaret etti.
ORHANGAZİ VE OSMANGAZİ HATAY’A ULAŞTI
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’tan yapılan hizmetlerle ilgili bilgi alan ve depremzedelerin sorunlarını dinleyen İmamoğlu’nun ilçedeki son durağı, İskenderun Limanı oldu. İBB, Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından, afetzedelere destek olmak ve yaraları sarmak için, her biri 1.200 yolcu kapasiteli Osmangazi ve Orhangazi gemilerini önceki gün İstanbul’dan yola çıkartmıştı. İmamoğlu; barınma, sağlık, rehabilitasyon ve kreş hizmetleri sağlamak üzere tasarlanan Orhangazi gemisini, demirlediği İskenderun Limanı’nda ziyaret etti. İmamoğlu’na her iki gemiyle ilgili bilgi veren Şehir Hatları Genel Müdürü Sinem Dedetaş, atıl durumda kalarak İDO tarafından İBB’ye devredilen gemileri Hatay için yaşam alanı olarak planladıklarını söyledi.
250 KİŞİLİK BİR EKİPLE 24 SAATTE HAZIRLANDI
Gemilerden Orhangazi feribotunun yaşam alanı, Osmangazi’nin ise transfer amaçlı planlandığını belirten Dedetaş, “Özellikle sağlık, rehabilitasyon ve kreş hizmetlerini profesyonel personelimizle yürüteceğiz. Samandağ ve Antakya’da dışarıda yaşayan vatandaşlarımız gemimizde misafir edilecek. Ne kadar kalmak istiyorlarsa Orhangazi gemisinin içindeki yaşamları devam edecek. Transfer olmak istiyorlarsa, Osmangazi gemisi ile liman planlamalarını yapacağız. Gemileri 250 kişilik bir ekiple 24 saatte hazırladık. Temizlik, güvenlik, mutfak, sağlık hizmetleri ile geminin kendi personeli toplam 109 kişi hizmet verecek” dedi. Dedetaş’ın verdiği bilgilere göre; Orhangazi gemisinde 3 öğün, bin 200 kişilik yemek çıkartabilecek. Gemide; mutfak, duş ve tuvaletler, revir ve psikolojik danışma odaları, bir tanker yakıt yer alıyor. Gemi içerisinde deprem felaketinden etkilenen çocuklar için de oyun alanları oluşturuldu. Gemide mürettebat, sağlık personeli, psikolog, şoför, mutfak personeli, güvenlik personeli ve kreş öğretmeni ile toplam 109 personel afetzedelere destek olacak.
“OSMANGAZİ TAHLİYELERE BAŞLADI”
Gemiyi gezen, görev yapacak personelle sohbet eden ve gemide misafir edilen depremzedelerin acısına ortak olan İmamoğlu, sosyal medya hesaplarından yaptığı canlı yayında, “Çok hayırlı, değerli bir iş oldu. Bu feribotta insanlarımızı ağırlayacağız, konuk edeceğiz. Sağlığından giyimine, kuşamına, hijyeninden yemesine, içmesine onlara fırsat tanıyacağız. Çok da güzel olacak bu. Diğer feribotumuzla insanları nakledeceğiz. İlk çalışma yapılmış galiba. Ege’ye ve İstanbul’a devam edecek şekilde. Güzel bir iş oldu. Emeği geçen, fikrinden buraya gelişine kadar, bütün çalışma arkadaşlarıma, yönetici arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“BURADA EMİN ELLERDESİNİZ”
35 günlük ikiz bebekleri Gülsüm ve Göktuğ ile İBB gemisinde barınma olanağına kavuşan çiftle konuşan İmamoğlu, depremzedelere, “Burada emin ellerdesiniz. Hep beraber onları iyileştireceğiz. Yolları açık olsun. Onlar bizim için çok büyük umut. Onun için moralinizi yüksek tutun. Hep beraber ayağa kalkacağız. Allah bağışlasın” sözleriyle destek verdi. İmamoğlu mesai arkadaşlarına, “Burası çok özel bir yer. Emeğinize sağlık gerçekten. Bu özel halini, bizim gerçekten özel ihtiyacı olan insanlarımıza yaşatmamız lazım. Bunu siz koordine edeceksiniz” sözleriyle teşekkür etti.
İMAMOĞLU: DEPREM BU ÜLKEDE KADERDİR, AMA DEPREMDE ÖLMEK KADERİMİZ OLAMAZ
Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem sonrasında AFAD tarafından Hatay ile eşleştirilen İBB, felaketi yaşayan şehirde ‘koordinasyon toplantısı’ düzenledi. Antakya’da, 35 dönüm alan üzerine konumlandırılan ‘İBB Afet Koordinasyon Merkezi’nde yapılan toplantıda konuşan Başkan Ekrem İmamoğlu, “Devletin gücü, sorunları çözme becerisinden gelir. Vatandaşlarımızın da devletin gücünü her zamankinden çok daha fazla hissetmek durumunda olduğu bir zaman dilimindeyiz. Gerçek anlamda bir deprem seferberliğine de ihtiyacımız vardır. Depremle yaşamak, bu coğrafyada herkes için kaderdir; doğru. Ama depremde ölmek, kaderimiz asla olmaz, olamaz. Çaresi bilinen, önlemleri geliştirilmiş ve bu anlamda afete hazırlığı birçok yönüyle dünyadaki örnekleriyle deneyimlenmiş bir yerde dururken, burada sadece bu hazırlığı ihmal etmenin kusurunu başkalarına atarak, kendimizi asla ve asla masumlaştıramayız” şeklinde konuştu. “Ortak aklı, bilimi, var olma ve sürdürülebilir bir şekilde toplumun gündeminde tutmayı önemsiyoruz” diyen İmamoğlu, ‘Afetle Mücadele Bilim Kurulu’nun mutlaka devreye alınması gerektiğine vurgu yaptı. İmamoğlu, “Bilim kurullarının oluşumunda; meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarının da içine eklenmesi, katılımcılığı da güçlendirecektir. Zira ta 1999 yılında kurulan Ulusal Deprem Konseyi’nin, 2007 yılında ‘Güncelliğini kaybetmiştir’ denilerek lağvedilmesinin yanlış olduğunu tekrar hatırlatıyor ve böyle bir konseyin ülkemizin zaruri bir ihtiyacı olduğunu da buradan ilgililere, yetkililere ulaştırmak istiyorum” dedi.
ANTAKYA / HATAY
CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, eşi Prof. Dr. Nazan Savaş ve Adana Büyükşehir Başkanı Zeydan Karalar’ın katılımıyla, Kahramanmaraş merkezli 2 büyük depremin vurduğu Hatay’da “Koordinasyon Toplantısı” düzenlendi. İBB’nin Antakya’da 35 dönüm alan üzerine konumlandırdığı Afet Koordinasyon Merkezi’nde yapılan toplantıya; Bilecik, Defne, Arsuz, Samandağ, Erzin, K, Sarıyer, Şişli, Avcılar, Kartal, Beşiktaş, Beylikdüzü, belediye başkanları, Hatay milletvekilleri ve İBB bürokratları katıldı. İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman’ın sunumuyla başlayan toplantıda, koordinasyon konusunda izlenecek yol haritası tartışıldı.
“HEPİMİZİN EN ÖNEMLİ SINAVLARINDAN BİR TANESİ”
Toplantının sonunda İmamoğlu ve Savaş, değerlendirme konuşması yaptı. Yaptıkları toplantının bir başlangıç olduğuna vurgu yapan İmamoğlu, şunları söyledi: “AFAD’ın görevlendirmesiyle beraber, İstanbul’daki bütün kurumlar olarak, Hatay sorumluluğumuz var. AFAD’a katkı sunma sorumluluğumuz var. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımızla, ekibiyle, diğer belediye başkanlarımızla ve ekipleriyle çalışma sorumluluğumuz var. Günün sonunda bu süreç, hepimiz için belki de en önemli sınavlardan bir tanesi. Çok büyük bir felaket yaşadık. Çok büyük bir üzüntü içerisindeyiz. Bunu hepimiz biliyoruz. Ama sorumluluklarımızın bundan daha büyük olduğunu da unutmayacağımız anlardayız. Umutsuzluğumuzu ve karamsarlığımızı da mutlaka yeneceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. İçimizde öfke var, isyan var. Ama bu duyguyu akılla ve mantıkla buluşturacağız. İnsanlığa, insanlığımıza güveneceğiz. Kendimize, milletimize, devletimize güveneceğiz ve bu güveni büyüteceğiz arkadaşlar.”
“ÖNÜMÜZDE BAŞARMAK ZORUNDA OLDUĞUMUZ ÖNEMLİ BİR SÜREÇ VAR”
“En zorlu sınavlarından birini belki yaşıyoruz insan olarak. Hepimiz, özellikle burada yaşayan, burada görev yapan kurumlarını, yol arkadaşlarını, akrabalarını kaybeden siz kıymetli dostlarımız. Ama bunların üstesinden gelme güç ve iradesini bize veren Yüce Allah’a güveneceğiz. Önümüzde çok önemli bir süreç var. Ama sonucunda muhakkak başarmak zorunda olduğumuzu da unutmayacağız. Bu toprakların ve bu toplumun karakteri, bize başarmak zorunda olduğumuz sorumluluğunu da yüklüyor. Büyük milletimizin yardımlaşma ve dayanışma duygusunun çok emsalsiz olduğunu, bize ne güzel, ne manevi anlar yaşattığını şu an bile hissediyoruz.
El ele verince, başaramayacağımız hiçbir şeyin olmadığını da bir yanıyla hissediyoruz. Devletimizin güçlü olduğunu unutmayacağız. Her sorunun üstesinden geleceğimizin farkında olacağız. Tabii bazen güçlü olmanın, hata yapmama diye bir pozisyon ürettiğini de iddia edemeyiz. Hatalar oluyor. Buna engel değil. Onun için hatalar yapıldı. Belki hala yapılıyor. Ama bütün bunların, geçmişten bugüne gelen ne var ise hatalar, eksikler; onları biraz öteleyeceğiz, daha sonra oturup konuşacağız. Ve bu konuda hatalarımızı, eksikliklerimizi, niçin bir araya gelemediğimizi de ayrıca konuşacağız. Hukuki, ahlaki, insani olarak mutlaka bunları ele alacağımız günlerin de geleceğini ifade edelim.”
“HER YETKİLİNİN TAVIR, DAVRANIŞ, DİL VE TUTUMLARINA DİKKAT ETME ZORUNLULUĞU VAR”
“Tabii bugün önceliğimiz var. Öncelikle daha fazla hata yapılmasına izin vermemek. Her bir yöneticimizin birbirinden haberdar olarak, birbiriyle koordine olarak, bildiğini okumaya değil, ortak aklı devreye almayı, stratejik aklı devreye almayı hedefleyen bir tavırla hareket edeceğiz. Ve bu hataları engelleyeceğiz. Tabii devletimizin bundan böyle tüm gücünü hata yapmadan, en etkili bir biçimde ortaya koyma zorunluluğu vardır. Devletin gücünün, milletine verdiği güvenden geldiğini hepimiz biliyoruz. O bakımdan bu hassas dönemde her yetkilinin tavır, davranış, dil ve tutumlarına dikkat etme zorunluluğu vardır. Bugün yetki makamlarında bulunan herkesin, devlete güveni sarsmadan hareket etmesi gerektiğini hatırlatıyor ve üzerimize düşen sorumluluğu da bizler alıyoruz. Milletin her bir ferdine ayrım yapmaksızın, aynı sevgiyi, aynı saygıyı, aynı anlayışı, aynı hizmeti sunma karakterine sahip olmalıyız. Hiçbir vatandaşın içerisinde ayrımcılık yapıldığına dair toz zerresi kadar şüphe bırakmamak zorundadır bütün devlet görevlileri, hepimiz. Bütün yöneticiler olarak, bunu hedef koymalıyız ve bütün kaynaklarımızı, imkanlarımızı ortak hedefler doğrultusunda birleştirmekle de yükümlüyüz.”
“HER ADIMI AKILLA, BİLİMLE HAREKET ETTİRMEK ZORUNDAYIZ”
“Millet olmanın, milletçe birlikte hareket etmenin belki de böyle en tepe noktası, en zirve noktasını yaşama sorumluluğu günlerinin içerisindeyiz. Dolayısıyla her adımı akılla, bilimle hareket etmek ve ettirmek zorundayız. Dünyada çok değerli örnekler var, kendi yaşamımızda çok değerli örnekler var. Ülkemizin deneyim sürecinde yapılmış iyi örnekler var. Bütün bunları önümüze ışık olarak koyup, hareket etme zorunluluğumuz vardır. Yanlış alışkanlıklardan kurtulmanın, yeni ve cesur bir anlayış içerisinde hareket etmemizin zaruri olduğunu ifade ediyorum. Tabii ki burada devlet ve milletin iş birliği safhası da çok mühim.
Devletin gücü, sorunları çözme becerisinden gelir. Vatandaşlarımızın da devletin gücünü her zamankinden çok daha fazla hissetmek durumunda olduğu bir zaman dilimindeyiz. O bakımdan, devlet ve millet iş birliği, oradaki şeffaflık, oradaki hesap verebilirlik, oradaki dayanışma, aynı masada buluşma… Tabii ki bu işin sorumlusu olan kurumlarımız var; başta AFAD ve devletimizin bütün kurumları. Ama burada bulunan bizler, belediyeler, hepimiz, o masanın cesur birer ferdi, o masaya bütün aklıyla, bütün fikriyle, bilgisini paylaşma, emeğini koyma, imkanlarını koyma konusunda son derece kararlı bireyler olduğumuzu, buradan vatandaşlarımızla da paylaşmak istiyoruz.”
“99 YILINDA KURULAN ULUSAL DEPREM KONSEYİ, 2007’DE ‘GÜNCELLİĞİNİ KAYBETMİŞTİR’ DENİLEREK LAĞVEDİLDİ”
“Bu süreçte her birimiz yorulmadan, yılmadan, destek olma kararlılığını ortaya koyuyoruz. Bu sorumluluğumuzun sadece bulunduğumuz şehirlere değil, memleketimin her yöresine olduğunu da ifade etmek durumundayız. Ortak aklı, bilimi, var olma ve sürdürülebilir bir şekilde toplumun gündeminde tutmayı önemsiyoruz. Afetle Mücadele Bilim Kurulu’nun mutlaka ve mutlaka devreye alınmasının stratejik aklın sadece devletin kurumlarında olmadığını, aslında bizim son derece kıymetli bilim insanlarımızın olduğunu ve o bilim insanlarımızın, teknik insanlarımızın direkt katkılarını sunabileceği Afetle Mücadele Bilim Kurulu’nun olmasının, mutlaka şart olduğunu düşünüyorum. Bilim kurullarının oluşumunda; meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarının da içine eklenmesi, katılımcılığı da güçlendirecektir. Zira ta 1999 yılında kurulan Ulusal Deprem Konseyi’nin, 2007 yılında ‘Güncelliğini kaybetmiştir’ denilerek lağvedilmesinin yanlış olduğunu tekrar hatırlatıyor ve böyle bir konseyin ülkemizin zaruri bir ihtiyacı olduğunu da buradan ilgililere, yetkililere ulaştırmak istiyorum.”
“‘AMA’SIZ, ‘FAKAT’SIZ BİR SÜRECİ SAĞLAYABİLDİĞİMİZ TAKDİRDE…”
“Devletimizle, hükümetle, belediyelerle, yerel yönetimlerle, sivil toplum kuruluşlarıyla, milletimizle son derece ‘ama’sız, ‘fakat’sız bir süreci sağlayabildiğimiz takdirde, milletçe ayağa kalkacağımız, bu zorlukları aşacağımız bir gerçektir. Evet; yıkım çok büyük. Bunu biliyoruz. Ama insanımızın bundan sonra ihtiyaçları var. Milyonlarca insanımızın hayatı, güvenliği, barınması, beslenmesi, sağlığı, eğitimi, bütün bunların kararlarının alınması konusunda herkesin anlamlı fikirleri var. Onun için anlık, saatlik, gün içerisinde ‘pat’ diye insanların önüne kati kararlar, aylarca insanın hayatını etkileyecek kararların alınmasının ne yazık ki toplumu negatif etkilediğini ifade etmek Isterim. Onun için bu kararlar alınırken ,bilimin yol göstericiliği, farklı ihtiyaçların, farklı kesimlerin ne düşündüğünün aktarılmasının kanallarının açık olması çok mühim. Burada en geniş sosyal ve siyasi mutabakatın tam da böylesi bir dönemde, toplumumuza son derece üst seviyede bir moral vereceğini de ifade etmem gerekli.”
“BU SINAVI YARINLARDA ÜLKEMİZİN BAŞKA BİR YERİNDE VERECEĞİZ”
“Devletiyle, milletiyle, iktidarıyla, muhalefetiyle en geniş ortak paydalarıyla buluşarak ilerlemeliyiz. Ki deprem her an bir başka yeri de vurabilir. Yani bu sınavı belki bugün burada veriyoruz, ama yarınlarda ülkemizin başka bir yerinde vereceğiz. Allah korusun, bugün bir başkasına yardım etmek için canını dişine takan insanlar, yarın yardıma, desteğe ihtiyaç da duyabilir. Bu bağlamda, bu bakış açısıyla sürece eğilmemiz şart. Onun için yaşadıklarımızdan ders almalıyız. Deprem bölgesinin yaralarını sararken, bütün şehirlerimizin de böyle bir felakete hazırlık konusunda, dayanışma konusunda büyük bir seferberlik başlatmak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Ki bunun en baş şehri İstanbul’dur; en baş aktörleri bizleriz. O bakımdan son derece önemli bir süreci başlatacağımızı da buradan ilan etmek istiyorum. İstanbul, bu hızla harekete geçirilmesi yerlerden birisidir.”
“DEPREMDE ÖLMEK KADERİMİZ OLAMAZ”
“Bu konuda üç ayağı önemsiyoruz. Merkezi yönetim-yerel yönetim iş birliği ayağı çok mühimdir. Yerel yönetimler reformu ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi bu anlamda çok çok mühimdir. Elbette ki bütüncül bir biçimde kaynak seferberliği… Yoksa sadece kurumlar kendi başlarına 7-8 aşamalı konuşuyor ve kendi sesini duyuyor bir biçimde hareket etmesinin ülkemizi, şehirlerimizi ne denli geciktirdiği ve işte burada yaşanan bu felaketin sonucunda da nasıl büyük kayıplara maruz kaldığımız ortadadır. O bakımdan gerçek anlamda bir deprem seferberliğine de ihtiyacımız vardır. Depremle yaşamak, bu coğrafyada herkes için kaderdir; doğru. Ama depremde ölmek, kaderimiz asla olmaz, olamaz. Bunu da altını çizelim. Çaresi bilinen, önlemleri geliştirilmiş ve bu anlamda afete hazırlığı birçok yönüyle dünyadaki örnekleriyle deneyimlenmiş bir yerde dururken, burada sadece bu hazırlığı ihmal etmenin kusurunu başkalarına atarak, kendimizi asla ve asla masumlaştıramayız.”
“10 ŞEHRİMİZİN YAŞADIĞI BU FELAKETİN YARALARINI SARACAK BİR ORGANİZASYON BÜTÜNLÜĞÜ İÇİNDE HAREKET EDECEĞİZ”
“Böyle bir anlayışla Hatay’dayız. Burada Hatay’ın ne denli önemli bir emanet olduğunu, Atatürk’ümüzün, ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ diyerek, milletçe, 86 milyon insanımıza bu şehri nasıl emanet ettiğini biliyoruz. Tabii ki bütün şehirlerimiz, bizim için çok kıymetli. Güney, Doğu, Güneydoğu Anadolu Bölgemizin şehirleri, 10 şehrimizin yaşadığı bu felaketi hep beraber yaralarını saracak bir organizasyon bütünlüğü içinde hareket edeceğiz. Hatay’da görevli olmamız sebebiyle, bütün yerel yönetimlerin AFAD’la, devletimizin diğer kurumlarıyla irtibatlı, koordineli nasıl daha etkin çalışabiliri, nasıl daha iyi iletişimle süreci yönetebiliri konuştuk. Ama aynı şeyi bütün CHP’li belediyeler olarak diğer şehirlerimizde de yapacağımızı, göstereceğimizi duyurmak istiyorum. Tabii Hatay’a ve tüm deprem bölgesine daha fazla destek olmayı ümit ediyoruz. Hepimizin elinden bir şey geleceğinin farkındayız. Yalnız kurumlar olarak değil, bireyler olarak, sivil toplum kuruluşları olarak, şirketler olarak, Türkiye’nin her yerindeki insanlarımızın bu yürekli, cesur, vicdanlı davranışını elbette ki alkışlıyoruz, elbette ki buna minnet duyuyoruz.”
“SEN, BEN’ DEMEDEN BİZ BİR ARAYA NASIL GELEBİLİRİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ”
“Tabii bunun iyi bir organizasyona da ihtiyaç duyduğunu da ifade edelim. ‘Sen az yap, sen çok yap ya da sen yapma’ demeden, biz bir arada nasıl yapabilir, ‘sen, ben’ demeden biz bir araya nasıl gelebilirizi güçlendirmeliyiz. Az gelir, çok gelir ama hepimizin elinden bir şey gelebileceğini unutmamalıyız. Herkes kendindeki gücü bilmeli. Bunu güçlendirmeliyiz ki, insanlar kendine güvensin. Kendine güvenen insanlar, kendine güvenen toplumlar üretir. O bakımdan cansiperane çalışan, aklını, yüreğini, emeğini ortaya koyan, şu ana kadar enkazların altında insanların canını kurtarma konusunda emek ortaya koyan bütün emekçi dostlarıma, bütün arama-kurtarma ekibinde bulunan kurumlara yürekten ama yürekten teşekkür ediyorum. Sevgili Hataylılara, bu kadim topraklarına güzel insanlarına sabırlı, güçlü, haysiyetli duruşlarından dolayı yürekten teşekkür ediyoruz.”
“BUNLARI DA AŞACAĞIMIZA YÜREKTEN İNANIYORUM”
“Antakya’sı, İskenderun’u, Defne’si, Samandağ’ı, Dörtyol’u, Erzin’i, Arsuz’u, Kırıkhan’ı, bütün ilçeleriyle gerisinde eşsiz ve muazzam bir tarihi var. Bütün medeniyetlere ev sahipliği yapmış, haklı bir gurura sahip. O bakımdan biliyoruz ki, binlerce yıllık tarihte nice badireler, nice nice felaketler yaşadı bu topraklar. Şimdi tam da bu süreçte, biz, bu toprakları tekrar ayağa kaldırmak adına, kıymetli siyasi büyüklerimizle, dostlarımızla, çok kıymetli Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız Lütfi Savaş, milletvekillerimiz ve diğer belediye başkanlarımızla muazzam mücadelenin içerisinde olacağız.
Düştüğü yerden kalkmasını bilen, geleceğe ve güzel günlere güvenle bakan, inancını yitirmeden acısını yaşayan insanların yanında olduğunu hissettiren bir dayanışmayla, hep birlikte bu ülkenin geleceğini hazırlayacağız. Bunları da aşacağımıza yürekten inanıyorum. Bu koordinasyon aklının, bu ortak akıl düşünce zemininin, bu dayanışmanın, bu buluşmanın şehrimize ve afet bölgesine güzel sonuçlar getirmesini diliyor, katkı sunan herkese de yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.”
SAVAŞ: “İSTERLERSE AFAD’LA BÜTÜN YAPTIKLARIMIZI, PLANLARIMIZI PAYLAŞIRIZ”
Büyük depremde felaketi yaşayan şehrin Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş da “İstanbul’dan gelen ilçe belediye başkanlarımızın her biri birer kişi versin Koordinasyon Merkezi’ne. İl Başkanımızın her ilçeden bir kişi alarak, Koordinasyon Merkezi’yle koordine olması, aynı zamanda bir il başkan yardımcısının da bunlarla birlikte çalışmasını sağlaması lazım. Koordinasyon Merkezi bizlere, her gün ‘Bugün ne yaptık? Son durum nedir? Yarın ne planlıyoruz’u gönderirlerse memnun oluruz. Bunun dışında da 3 günde bir bizi de içine alacak şekilde toplantı yapılırsa iyi olur. Haftada bir de AFAD’la isteriz toplanmayı. Ben de konuşacağım. Ekrem Bey de konuşur. İsterlerse, onlarla da bütün yaptıklarımızı, planlarımızı paylaşırız” ifadelerini kullandı.
Video Link: https://box.ibb.gov.tr/index.php/s/xmm9r1aiBpRfAuH
Fotoğraf Link: https://box.ibb.gov.tr/index.php/s/fIGJ2fYT40gH61X





