Bugün, Dünya Yunus Günü!

Gelin, bugün yunusların dünyasına yakından bakalım. Yunuslar, suda yaşayan memelilerdir. Akciğerleri sayesinde havayı soluyarak hayatta kalırlar. Bu sebeple nefes almak için su yüzeyine gelirler. Ayrıca, diğer memeliler/bizler gibi yavrularını doğum yaparak dünyaya getirirler. Gebelik süresi türe göre değişiklik gösterse de yaklaşık 9-12 ay arasındadır. Doğumdan sonra yavrularını 4-6 ay boyunca emzirerek beslerler. Yunuslar, çoğunlukla dişilerin lider olduğu ve ”anaerkil” olarak bilinen bir sosyal yapıya sahiptirler. Yavru yunuslar 1-2 yıl boyunca anneleri ve ailenin diğer dişi üyeleri ile birlikte kalmaya devam ederler ve bu sürede avlanma becerilerini öğrenirler.

Oldukça ilgi çekici bir tür olan yunuslar, tarihin en eski dönemlerinden beri kültür ve sanatın önemli bir parçası olmuştur. Antik çağlarda, Anadolu kıyılarındaki şehirlerde, denizlerdeki canlılığı ve bereketi sembolize eden önemli bir motif haline gelmiştir. Yunus, aynı zamanda denizciler için bir kılavuz ve koruyucu olarak da görülmüştür.

Ülkemizde Afalina, Tırtak, Çizgili Yunus ve Mutur olmak üzere dört tür yunus gözlemlenebilmektedir. Aşırı avcılığa bağlı balık stoklarının azalması, hedef dışı avcılık, deniz trafiği, kirlilik, sonar ve sismik çalışmalar ne yazık ki yunusların geleceğini tehdit ediyor!  Ayrıca özgür olması gereken bu canlılardan bazıları doğal yaşam alanlarından alıkonularak yunus parklarında esaret altında yaşamak durumunda.

Ülkemizde 1983 yılından beri yunusların avlanmaları yasak. Ayrıca 2008 yılında yürürlüğe giren “Deniz Memelileri Koruma Eylem Planı” (MMAP) ile yunusların korunması düzenlenmektedir. Bu eylem planı; yunusların yaşam alanlarının korunması, avlanmanın sınırlandırılması, deniz kirliliğinin azaltılması ve tedbirlerin alınmasını hedeflemektedir. Bunun yanı sıra, bazı turizm faaliyetleri yunusların yaşam alanlarına yakın bölgelerde yasaklanmıştır.

Son derece sosyal ve zeki canlılar olan yunuslar deniz ekosisteminin bekçileridir. Deniz sağlığı konusunda fikir verirler. Ekosistem için kritik öneme sahip olan ve kaybı telafi edilemeyecek bu deniz canlılarını korumak ise #BirlikteMümkün. 

Biz Neler Yapıyoruz?

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yaban Hayatı Ekibi olarak ülkemizde yunusların korunmasına katkı sağlamak için yerel STK’lar ve yerel yönetimler ile işbirliği yapıyor, Deniz Memelileri Araştırma Derneği (DMAD) işbirliğiyle izleme ve koruma çalışmalarına Dilek Yarımadası ve İstanbul Boğazı’nda devam ediyoruz. Balıkçılık ve deniz koruma alanları ile ilgili projelerimizle de sağlıklı yunus popülasyonları için destekleyici çalışmalar yürütüyoruz. En kısa zamanda detaylı duyurusunu yapacağımız “Gözüm Doğada” mobil uygulamamız ile de vatandaş bilimine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Söz konusu uygulamada tüm kullanıcılar gözlemci olarak yer alabilecekler.

Dilek Yarımadası (Kuşadası)
Ülkemizin denizel biyolojik çeşitliliğinde önemli bir yeri bulunan yunusların,  Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki yaşam alanlarının belirlenmesi, karşı karşıya kaldıkları tehditlerin tespit edilmesi ve korunmaları için farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Çalışmalarımızı, Deniz Memelileri Araştırma Derneği (DMAD) işbirliğiyle tekne gözlemleri, akustik dinleme (PAM), fotoğrafla kimlik belirleme (Foto-ID) yöntemlerini kullanarak yürütmekteyiz.

İstanbul Boğazı
“İstanbul’un Yunusları”, 2019 yılında DMAD işbirliğiyle başlayan, 2021 yılında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Kentsel Ekolojik Sistemler Müdürlüğü, ‘Yaban İstanbul’ çalışmaları kapsamında İstanbul halkının gözlemlere katılımına olanak sağlayan çalışma şekline dönüşerek halen devam eden bir çalışmadır. Bu çalışma, halkın boğazdaki yunuslar hakkında farkındalığını artırmayı, yunusları özgürce hareket ettikleri doğal ortamlarında gözlemleme fırsatı sunmayı, vatandaş bilimini teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

Siz de bugün Dünya Yunus Günü’nde sembolik olarak bir yunus evlat edinerek sevdiklerinize etkisi nesiller boyu sürecek bir hediye verebilir aynı zamanda yunusların denizlerde özgürce yaşamasına destek olabilirsiniz.